THY, Orta Doğu’daki Kayıpları Asya ve Uzak Doğu ile Dengeledi

Türk Hava Yolları Yönetim ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Rio de Janeiro’da başlayan IATA AGM toplantısında HavaSosyalMedya/Airwaybuzz’ın sorularını yanıtladı.
Bölgede yaşanan savaşın Türk Hava Yolları operasyonlarına etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Şeker şunları söyledi:
“Bölgemizde gerçekleşen bu savaş, operasyonumuzu Avrupalı taşıyıcılara göre çok daha büyük boyutlarda etkiledi. Türk Hava Yolları’nın kapasitesinin kabaca yüzde 6’sını bu bölgeye sunuyoruz. Bu önemli bir kapasite.
Tabii bizim network zenginliğimiz, 300’e yakın uluslararası destinasyona uçuyor olmamız ve bölgemizde dar gövde uçaklarla kapsayabildiğimiz geniş coğrafya sayesinde hızlı hareket edebildik. Avrupa’da 120’nin üzerinde, Orta Asya’da 15-20’ye yakın, Afrika’da ise dar gövde uçaklarla uçabildiğimiz 30’dan fazla destinasyon bulunuyor.
Bunları değerlendirdiğimizde savaşla birlikte bu bölgedeki kapasiteyi hızlı bir şekilde başka şehirlere aktarabildik. Bunu da gelir tarafında ve yolcu tarafında kayıp yaşamadan başardık.
Yüzde 6’lık kapasite, kabaca yüzde 8 ila 10 arasında bir yolcu sayısına tekabül eder. Bu kaybı diğer destinasyonlara yönlendirdiğimiz yolcularla ve hızlı şekilde aldığımız aksiyonlarla telafi etmeye çalıştık. Özellikle geniş gövde uçaklarla Uzak Doğu ve Asya pazarlarında artırdığımız yolcu sayısıyla bu etkiyi dengeledik.
Savaşın talep üzerindeki etkisini ekiplerimizin dinamik ve hızlı cevaplarıyla azaltabilsek de çok daha büyük ve çok daha etkili bir maliyet baskısıyla karşı karşıyayız.
Yakıt maliyetimiz, yaklaşık 700 dolar seviyelerinde bütçelediğimiz jet yakıtı fiyatlarının 1.600-1.800 dolar seviyelerine çıkmasıyla önemli ölçüde arttı. Şu anda ise 1.200-1.300 dolar seviyelerinde seyrediyor. Ancak bu etkiler geriden geliyor. Basından ve medyadan takip ettiğimiz fiyat değişimlerinin etkilerini biz ilerleyen aylarda görebiliyoruz.
Bu nedenle savaşın etkisi bir süre daha devam edecek. Ortaklığa da doğal olarak belirli ölçüde olumsuz etkileri olacak.
Bu olumsuzluğu azaltmak için hem gelir artırıcı, talebi koruyucu hem de giderleri optimize edici çok ciddi önlemler almaya çalışıyoruz. Önemli harcamalar dışındaki harcamalarda kesintiler, seyahatlerin kısıtlanması ve yatırımların ötelenmesi de dahil olmak üzere birçok tedbiri hayata geçirmeye çalışıyoruz.”




