THY, İstanbul–Sydney Direkt Uçuşlarında A350-1000ULR tipi Uçaklar Kullanılacak

Türk Hava Yolları, tarihindeki en uzun uçuşlardan biri olacak İstanbul–Sydney direkt seferlerini 2027 yılının sonuna kadar başlatmayı hedefliyor. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Rio de Janeiro’da düzenlenen IATA Genel Kurulu kapsamında Simple Flying’e yaptığı açıklamada, proje için özel olarak tasarlanacak Airbus A350-1000ULR uçaklarının kullanılacağını söyledi.
Yaklaşık 15 bin kilometre uzunluğundaki İstanbul–Sydney hattı, 19 saate varan uçuş süresiyle Türk Hava Yolları’nın en uzun rotası olacak. Şeker, operasyonel açıdan herhangi bir engel bulunmadığını ancak ultra uzun menzilli operasyonlarda kullanılacak A350-1000 uçaklarının ekonomik yapısı, ağırlığı, yakıt kapasitesi ve kargo performansı konusunda Airbus ile görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
THY’nin 2023 yılında sipariş verdiği 15 adet Airbus A350-1000’in sekizinin ultra uzun menzil (ULR) versiyonu olarak teslim edilmesi planlanıyor. İlk uçağın Temmuz 2027’de filoya katılması, üçüncü uçağın ise yıl sonuna kadar teslim edilmesi bekleniyor. Ancak teslimat takviminin, Airbus’ın yürüttüğü azami kalkış ağırlığı (MTOW) sertifikasyon sürecine bağlı olduğu ifade edildi.
Murat Şeker, sertifikasyonun tamamlanmasının ardından 2027 yılının sonuna kadar İstanbul–Sydney direkt uçuşlarının başlamasını hedeflediklerini söyledi.
Özel olarak tasarlanacak A350-1000ULR uçaklarında premium yolcu deneyimine de ağırlık verilecek. Standart A350-1000’lerde 48 business class süiti bulunurken, ultra uzun menzilli versiyonlarda bu sayı 66’ya çıkacak.
Şeker ayrıca, Türk Hava Yolları iştiraki TCI Aircraft Interiors tarafından geliştirilen yeni nesil business class koltuklarının da filoya katılacağını açıkladı. Kapılı süit tasarımına sahip olacak yeni koltukların yolculara tam mahremiyet sunacağı belirtilirken, ilk teslimatların gelecek yıldan itibaren başlamasının hedeflendiği ifade edildi.
Yeni business class ürününün 2028 yılından itibaren teslim edilecek tüm geniş gövdeli uçaklarda standart olarak yer alması planlanırken, mevcut Boeing 777-300ER filosunun da ilerleyen dönemde bu yeni kabin konseptiyle yenilenmesi öngörülüyor.




