Air India AI171 Kazası Boeing 787 Filosundaki Sistemsel Sorunlarla Bağlantılı
ABD merkezli Havacılık Güvenliği Vakfı tarafından Senato’ya sunulan muhbir raporu, 12 Haziran 2025’te düşen Air India AI171 sefer sayılı uçağın kazasını Boeing 787 Dreamliner filosunda tespit edilen yaygın elektrik ve üretim kaynaklı sistemsel sorunlarla ilişkilendirdi. Raporda FAA’ye filo genelinde kapsamlı teknik denetim yapılması çağrısı da yer aldı.

ABD merkezli Foundation for Aviation Safety (Havacılık Güvenliği Vakfı) tarafından ABD Senatosu Daimi Soruşturma Alt Komitesi’ne (PSI) sunulan muhbir raporu, Air India AI171 sefer sayılı uçağın kazasını Boeing 787 Dreamliner filosundaki sistemsel ve yapısal sorunlarla ilişkilendirdi. Raporda, kazanın münferit bir olay olmadığı, filonun genelinde görülen teknik problemlerin daha geniş bir güvenlik riskine işaret ettiği vurgulandı.
Muhbirin, havacılık sektöründe görev yapmış ya da halen görevde olan, bakım, işletme, sertifikasyon veya düzenleyici süreçlere erişimi bulunan bir kaynak olduğu belirtildi. Raporda, kamuoyuna yansımayan ve daha önce resmi kurumlara eksik ya da gecikmeli aktarılan teknik bilgilerin bu çalışma kapsamında Senato’ya sunulduğu ifade edildi.
Air India’ya ait AI171 sefer sayılı uçak, 12 Haziran 2025 tarihinde Hindistan’ın Ahmedabad Havalimanı’ndan kalkış yaptıktan yalnızca 32 saniye sonra düştü. Kazada uçakta bulunan 260 kişi ile yerdeki 19 kişi hayatını kaybederken, sadece bir yolcunun sağ kurtulduğu açıklandı. Olay, Hindistan havacılık tarihinin en ölümcül kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Kazaya karışan uçak, Boeing 787-8 Dreamliner tipi ve VT-ANB tescil numarasına sahipti. 2014 yılında teslim edilen ve programın 26’ncı üretim örneği olan uçakta, hizmete girdiği ilk günden itibaren elektrik ve yazılım kaynaklı arızaların kayda geçtiği bildirildi. Rapora göre uçak, 2022 yılında ciddi bir elektrik sistemi yangını yaşadı ve bu olay sonrası kritik sistem bileşenleri değiştirildi.
Kazadan önceki son 48 saat içinde uçakta üç büyük ve 11 küçük teknik arıza tespit edildi. Bu sorunlar arasında devre kesicilerin tekrarlayan şekilde devre dışı kalması, kablolama hasarları, kısa devre vakaları, enerji kayıpları ve elektrik bileşenlerinde aşırı ısınma gibi kritik bulgular yer aldı.
Foundation for Aviation Safety tarafından yapılan analizde, ABD, Kanada ve Avustralya’da raporlanan 2 binden fazla Boeing 787 arıza kaydı incelendi. Çalışma sonucunda, yüzlerce Dreamliner uçağında benzer nitelikte elektrik ve sistem arızalarının görüldüğü tespit edildi. Bu durumun, filonun genel güvenliği açısından önemli bir risk oluşturduğu ifade edildi.

Vakıf CEO’su ve eski Boeing üst düzey yöneticisi Ed Pierson, kazaya karışan uçağın teknik sorunlarını Boeing 787 programının ilk üretim dönemindeki kalite kontrol eksiklikleriyle ilişkilendirdi. Pierson, özellikle Everett üretim tesisinde programın başlangıç aşamasında yaşanan üretim ve denetim sorunlarının, ilerleyen yıllarda ortaya çıkan teknik arızalara zemin hazırladığını belirtti.
Raporda ayrıca ABD Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) Boeing 787 filosunun tamamı için kapsamlı bir teknik denetim başlatılması çağrısı yapıldı. Bununla birlikte kazaya karışan uçağa ait tüm bakım ve arıza kayıtlarının, soruşturmayı yürüten Hindistan Uçak Kazaları Soruşturma Bürosu’na (AAIB) eksiksiz şekilde iletilmesi gerektiği vurgulandı.
Uzmanlar, devam eden soruşturmanın sonuçlarının yalnızca AI171 kazasıyla sınırlı kalmayacağını, Boeing 787 Dreamliner filosunun küresel ölçekteki operasyonel güvenliği açısından da belirleyici olacağını ifade ediyor.




