HaberlerİGA İstanbul Havalimanı

İstanbul Havalimanı’nın Olası Deprem Senaryosuna Yönelik Operasyonel Plan Kamuoyuyla Paylaşıldı

İstanbul Havalimanı, olası büyük bir depremin ardından uçuşlarda yaşanabilecek aksamaları önlemek amacıyla kapsamlı bir deprem planı hazırladı. Bu plan çerçevesinde, hazırda bekletilen mobil hava trafik kulesi devreye alınarak, acil durum sonrasında uçuş operasyonlarının en kısa sürede yeniden hayata geçirilmesi hedefleniyor. Böylece, havalimanı aynı zamanda tüm dünyadan gelecek arama kurtarma ekipleri ve yardım faaliyetleri için kritik bir üs olarak kullanılacak.

Deprem Sonrası Operasyonların Devamı ve Koordinasyon

İGA APOC & Terminal Operasyonları Direktörü Fatih Mere’ye göre, deprem sonrası 120 saat boyunca havalimanında bulunan personel, yolcular ve yakınlarının durumları için detaylı çalışmalar yapıldı. Bu planlama kapsamında, depremin hemen ardından hangi birime, nereden takviye personel sağlanacağı; pasaport veya seyahat belgesi bulunmayan yolcuların işlemlerinin nasıl yürütüleceği; ilk 72 saat sonrasında ve sonrasındaki yardım çalışmalarının nasıl organize edileceği gibi kritik detaylar özenle belirlendi.

Mobil Hava Trafik Kulesi ve Acil Müdahale

Deprem anında, yapısal risklere karşı kritik öneme sahip olan mobil hava trafik kulesi DHMİ tarafından temin edildi. Bu kule sayesinde, depremin etkilediği anda bile uçuşların aksamaması sağlanarak, havalimanı üzerindeki operasyonların hızla yeniden devreye alınması mümkün hale getirilecek. Aynı zamanda, tüm dünyadan gelecek arama kurtarma ve yardım ekiplerinin, malzemelerin ve yardımların doğru şekilde sevk edilip koordine edilmesi için detaylı çalışmalar yapıldı.

Kriz Yönetimi ve APOC’nun Rolü

Havalimanı operasyonlarının kalbinde yer alan APOC (Havalimanı Operasyon Merkezi), yedi ayrı adadan oluşan yapısı ile tüm verilerin tek bir noktada toplanmasını sağlıyor. Fatih Mere, buradan taşınma operasyonlarından pandemi sürecinin yönetimine, FEDEX uçak kazası sonrası müdahalelerden 2024 yılı için planlanan günlük ortalama 1400 seferin organize edilmesine kadar pek çok büyük operasyonun yürütüldüğünü ifade etti. Böylece, havalimanındaki en ufak arızadan bile hızlıca haberdar olunup gerekli aksiyonların alınması mümkün oluyor.

Personel ve Yolcu Konforu

Deprem sonrasında havalimanında görev yapan yüzlerce personelin devlete ek yük oluşturmasını engellemek amacıyla, belirli bölgelerde kurulacak çadırlarla konaklama ve destek hizmetlerinin sağlanması planlandı. Bu kapsamlı yaklaşım, hem personelin hem de o anda havalimanında bulunan yolcuların ihtiyaçlarının kesintisiz bir şekilde karşılanmasını amaçlıyor.

Bagaj ve Yolcu Trafiğinin Yönetimi

İstanbul Havalimanı, 42 kilometrelik bagaj bant ağı ve saatte 20 binden fazla bagaj trafiği ile devasa bir operasyon yürütüyor. Yaz sezonunda günlük 200 bini aşan bagaj işlemleri, 110’a yakın havayolu şirketinin check-in noktaları ve uçuş park yerleri gibi unsurların titizlikle planlanması, olası bir depremde oluşabilecek kargaşanın önüne geçmek için hayati önem taşıyor. Yanlış yapılacak bir hata, yolcu akışında büyük aksamalara yol açabileceğinden her detay özenle organize edildi.

[via DHA]

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu