De-Icing ve Anti-Icing Nedir, Neden Önemlidir?

De-icing, uçağın kanat, kuyruk, gövde ve kontrol yüzeylerinde oluşmuş buz, kırağı veya kar birikiminin fiziksel ya da kimyasal yöntemlerle temizlenmesi işlemidir. Bu işlem genellikle kalkış öncesinde, yerde uygulanır. Kullanılan sıvılar çoğunlukla glikol bazlıdır ve yüzeydeki buzlanmayı çözerek aerodinamik yüzeylerin temizlenmesini sağlar.
Anti-icing ise buzlanma oluşmadan önce alınan önleyici tedbirleri kapsar. Amaç, uçuş sırasında ya da yerde bekleme sürecinde buzun tekrar oluşmasını engellemektir. Anti-icing sistemleri hem yerde hem de uçuş esnasında devrede olabilir. Uçaklarda kanat ön kenarları, motor hava girişleri, pitot-statik sistemler ve bazı sensörler anti-icing kapsamındadır. Bu sistemler sıcak hava, elektrikli ısıtma ya da özel sıvılarla çalışabilir.
Buzlanma, havacılıkta emniyetli operasyon açısından kritik risklerden biridir. Çok ince bir buz tabakası bile kanat üzerinde hava akışını bozarak kaldırma kuvvetini azaltabilir. Bu durum kalkış performansını olumsuz etkiler, stall hızını artırır ve uçağın kontrol edilebilirliğini düşürür.
Motorlarda oluşan buzlanma ise hava akışını kısıtlayarak güç kaybına, titreşime ve ciddi arıza risklerine yol açabilir. Sensörlerin buzlanması da yanlış hız ve irtifa verilerine neden olarak uçuş ekibinin karar süreçlerini doğrudan etkileyebilir.
Soğuk hava koşullarında yapılan her uçuşta, de-icing ve anti-icing prosedürleri standart operasyonel kontrollerin bir parçasıdır. Yerde yapılan de-icing işlemi sonrasında, sıvının etkin kaldığı belirli bir süre bulunur. Bu süre içinde kalkış gerçekleşmezse işlem tekrarlanır. Uçuş sırasında devreye giren anti-icing sistemleri ise uçağın tüm safhalarda buzlanmaya karşı korunmasını sağlar.
❤️Bu gönderi @wtatil ‘in katkılarıyla hazırlanmıştır. Teşekkürler
#işbirliği




