Ali İsmet Öztürk Röportaj

Ali İsmet Öztürk | HSM Özel Röportaj

*Bu röportaj HavaSosyalMedya Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Temsilcimiz Gamze Oğuz tarafından gerçekleştirilmiştir.

Ali İsmet Öztürk kimdir?

 

Ali İsmet Öztürk; Akrobasi Pilotu, Ultralight Pilotu, Helikopter ve Uçak Bakım Teknisyeni.
1964 İstanbul doğumlu olan Ali İsmet Öztürk 23 yıldır uçuyor. Türkiye’nin ilk lisanslı ultralight pilotlarından. 1986 yılında helikopter pilotu oldu. 1987-1988 yıllarında ülkeler arası helikopter ticareti ile uğraştı. 1988’de ilk hava akrobasisi tecrübesini yaşadı ve çok korkutucu buldu!
Aynı yıl sabit kanat pilotu oldu, Almanya ve A.B.D’de “Aircraft System Maintenance” konusunda eğitim aldı ve test pilotu oldu. Ticari helikopter ve uçak pilot lisanslarına, aletli uçuş, öğretmen ve çok motorlu tip intibak sertifikalarına ilave olarak helikopter-uçak bakım teknisyeni lisanslarına sahip çok az kişiden biri oldu.
1992’de akrobasi uçuşlarına yeniden başladı ve ilk akrobasi uçağını aldı. Ancak zaman ve maddi imkansızlıklar sebebiyle akrobasiye devam edemedi.
1990 – 1998 yılları arasında helikopter ve uçak test pilotu olarak uçuşlarına devam etti. 50’den fazla değişik hava aracı tipinde test uçuşları yaptı.
Hava film ve fotoğrafçılığı konusunda aranan helikopter pilotlarından biri oldu. Birçok ülkede hava film ve fotoğraf çekimleri gerçekleştirdi. Ülkemizde çekilen yüzlerce tanıtım ve uzun metrajlı filmlerin hava görüntülerinin çekimlerinde pilot olarak uçtu.
1999’da akrobasiye yeniden başladı. Helikopter ve uçak ile havadan yapılan canlı yayın sistemlerini kurdu. Ülkemizdeki bu ilk büyük ilgi gördü ve birçok TV şirketine gece-gündüz havadan canlı yayın hizmeti verdi.
2000 yılında havacılık kariyerinde büyük bir değişiklik yaptı. Her şeyi bir tarafa bıraktı ve sadece akrobasi uçuşları ile devam etmeye karar verdi.
Kendini bu işe adadı ve bunu bir yaşam şekli olarak kabullendi. Sadece 2000 yılında yaptığı akrobasi uçuş sortisi 449’dur. Aynı yıl ilk akrobasi gösterisini gerçekleştirdiğinde Türk halkının çok büyük ilgisini çekti, medyanın ilgi odağı oldu.
2003’te efsanevi Mor Menekşe’nin yapımına başladı. Bütün bilgi ve becerisini kullanarak bu akrobasi uçağının gelişmesini sağladı. Aynı yıl Türk sponsor bulamamasına rağmen Avrupalı sponsorların dikkatini çekti.
2004 senesinde İngiliz GA Buyer havacılık dergisinin ana sponsorluğunda Avrupa’daki Airshow’larda uçmaya başladı. İngiliz Sivil Havacılık Otoritesi’nin imtihanını kazanarak tüm dünyada geçerli olan “Display Authorisation” belgesini en üst kategoride aldı. Bu yetki sayesinde, milletlerarası gösterilerde düşük irtifada akrobasi uçuş hakkını kazandı.

Ali İsmet Öztürk | HSM Özel Röportaj

1)Akrobasi pilotu nasıl olunur, hangi eğitimler alınmalıdır?

Bunu şöyle düşüneceksiniz yani akrobasi normal uçuşu bitirirsiniz ondan sonra nasıl üniversiteden sonra master yapıyorsanız yani onun gibi belli bir temeli olduktan sonra yapılması gereken şey öyle düşünülmesi lazım. Zira akrobasi ileri uçuş tekniğidir. Yani akrobasiyi bugün havada ters dönen düz giden manevralar yapan duman çıkaran bir hava taşıtı gibi algılıyorsak da esas orada yapılan şey ileri uçuş tekniğidir. Dolayısıyla nasıl üniversite bitirirsiniz sonra master yaparsınız ondan sonra doktora yapabilirsiniz doçent olursunuz bunun gibi bir şey gibi düşüneceksiniz. İleri uçuş tekniğini yapabilmek için önce uçuşu bitirmeniz lazım yani önce havada tek başınıza uçabilir ve belli bir tecrübeye sahip bir pilot halinde olmanız lazım bunun için pilot lisansına sahip olmanız gerekli ön şartı bu. Ondan sonrası çalışmak, çalışmak, çalışmak.

2)Akrobasi pilotluğu için ne gibi fiziksel özellikler gerekiyor?

Onu kızıma sorsan başka şey söyler bana sorsan başka şey söylerim. Aramızda yaş farkı var.Dolayısıyla pilotun yaşına göre bazı şeyler değişebilir. Yaşın ötesindeki fiziksel şartlar kişide farklı durumlar uyandırabilir. Mesela bazı insanların tansiyonu normalde düşüktür bu nedenle onların tansiyonuyla ilgili uçuş sırasında bir sıkıntıları olmayabilir. Mesela kızımın boyu kısa bana göre o yüzden o G’lerden daha az etkileniyor ben daha çok etkileniyorum. Bununla beraber dikkat edilmesi gereken hususlar aşırı su kaybı. En büyük risk budur çünkü genellikle biliyorsunuz airshow neticede açık hava sporu yani güzel havalarda icra ediliyor yani -4 derecede bir airshow ben hiç görmedim hayatımda bu nedenle güneşin olduğu yerde ısı da olur. Isı olduğu zaman sıranızı beklerken olabilir öncesinde olabilir su kaybedebilirsiniz bu nedenle çok miktarda su içmeniz lazım. Mesela ön şartlardan bir tanesidir. Bunun yanında yağlı yiyecekler vs bu gibi şeyleri yememeniz lazım. Alkol vs zaten o tamamen ayrı bir konu. Uyarıcı ve işte uyuşturucu gibi bir takım ilaçlardan kesinlikle uzak durmalısınız. Her şeyin ötesinde bunun bir spor olduğunu unutmamak lazım. Dolayısıyla bir sporcu nasıl yaşar nasıl davranırsa bu şartlara aynı şekilde uymamız lazım. Buna uymazsanız ne olur? Pek iyi olmaz.

3)Dünyada sizin gibi kaç kişi var?

Geçen sene 12 13 kişi civarındaydık. Milletler arası airshowlarda uçan, milletler arası airshowlardan gelen talepleri kabul eden ve buralarda uçan profesyonel akrobasi pilotları içerisinde evet bütün dünyada bu işi yapan 12 13 kişiydik. Ben birazcık emekli olmaya başladım geçen sene itibariyle milletler arası uçuş pek almıyorum. Önümüzdeki sene ne olur bilmem. Memleketin temsili söz konusuysa o ayrı bir konu tabikide. Onun dışında geçen seneki şeyleri ben hep geri çevirmek zorunda kaldım. çünkü Türkiye de daha çok uçmak istiyordum ve dolayısıyla o sayıda 1 tane eksilen var sayı azalıyor.

4)Mor menekşenin ne gibi özellikleri var?

Mor menekşeyi daha bende doğru dürüst anlayamadım. Mor menekşe deneysel kategoride bir uçak. Onun kendine has hırçın davranışları vardır. Onunla biz yaklaşık 13 14 senedir haşır neşiriz. Mor menekşenin en büyük özelliği içinde kendimi en rahat hissettiğim uçaktır. Yalnızım orada tek başıma. Onun vermiş olduğu rahatlık söz konusu oluyor. Bütün çirkinlikler yer yüzündedir gökyüzünde çirkin hiç bir şey yok. Gökyüzünde böyle önünüze topun arkasından koşan bir çocuk falan çıkmaz önünüze kamyon çıkmaz gökyüzü emniyetli bir yerdir aslında çöp falan yoktur orada tertemizdir her şey.Dolayısıyla öyle bir ortamda başka bir varlıktır yani gökyüzü öyle bir varlığın içinde tek başına olabildiğim bir uçak mor menekşe onun için o benim bebeğim. Bir çok yerinde çok büyük emeklerimiz var ekip olarak onunla birlikte uçmak bizim için çok önemli. Mor menekşe kategorisinde çok iyi bir uçak diye düşünüyorum. Bilemem tabi mor menekşe uçmaya devam edecek mi benden sonra yoksa müzeye mi gidecek orasını bilemiyoruz Ama Allah nasip etsin de ben bu işimden emekli olduğumda o da sağ salim yere insin sonra gitsin.  Tek parça halinde kalsın elimizde.

5)Burada bir çok organizasyon yapıyorsunuz. Bu organizasyonlar nasıl oluyor nasıl hazırlanıyorsunuz?

Bizim buradaki düşüncemiz (tabi büyük bir ekip söz konusu) Sivrihisar Sportif Havacılık Derneği başkanlarımız başta olmak üzere diğer yönetim kurulu arkadaşlar onun dışında buradaki arkadaşlar vs genellikle biliyorsunuz gönüllülük bazında çalışmalar yapıyoruz. Buradaki bir çok arkadaşımız gönüllü olarak burada çalışıyor ama onun dışında tabi profesyonel çalışan arkadaşlarımızda var herkesten istifa etmeye çalışıyoruz. Birinci hedefimiz siz gençlersiniz. Çünkü bizden bir takım şeyler geçiyor. Türkiye’nin geleceği sizlersiniz. Buranın sizler gibi gençlerimiz tarafından rahatça kullanılacak bir yer olarak devam etmesi hep öyle kalmasını istiyoruz. Bu çok önemli bir konu. Bunun içinde her ay bir etkinlik yapmak gibi bir fikrimiz var. Biliyorsunuz eylül ayında başladı bu önümüzdeki ay yine bir etkinliğimiz var bu şekilde gidiyor. Bunlardan yavaş yavaş haberdar olacaksınız. Bu insanları hem bir araya getirebilmek hem bir araya gelen insanların aynı fikirde bir ortak düşünce içerisinde olabilmelerini sağlamak birlik ve beraberliği sağlamak  ve tabiki havacılık son derece önemli. Havacılık bizim tabiki benim 40 günlükken içime girmiş. Buradaki arkadaşlarımızın çoğunun içinde yine aynı şeyler var. Havacı olmak isteyen havacı olmak isteyip de olamamış ama bir şekilde yine havacılıktan istifade etmek isteyen herkese imkanlar sağlamak istiyoruz bunun içinde değişik etkinlikler o etkinliklerin içerisinde değişik konular ile havacılığı sürekli gündemde tutmak istiyoruz.

6)Günde en fazla kaç tane gösteri yapabiliyorsunuz?

Bundan bir kaç sene önceydi Ankarada ki bir airshow sırasında yanlışlıkla günde 3 gösteri yaptım bir daha yapmam. En fazla 2 gösteri yapabilirim o da meydan üzerinde olmak şartıyla. Meydanın dışında bir yerde gösteri yapılacaksa kalkıp işte gidip orada 10 15 dk yapıp gidip gelmek hayır yani orada tek gösteri yapıyorum. Eğer gösteri yapacağımız yer meydan üzerinde veya çok yakın bir yerdeyse en fazla 2 gösteri.

7)Yaşadığınız en büyük tehlike neydi?

İstanbul trafiğinde araba kullanmak bundan daha büyük bir tehlike düşünemiyorum. 2 3 sene önce İstanbul’dan taşındım işte.

8)Havada o zor ve tehlikeli hareketleri yaparken neler hissediyorsunuz?

Zor olabilir ama tehlikeli kelimesini açalım. Hava akrobasisinde hesaplanmış riskler vardır. Bu hesaplanmış risklerin dışında hiçbir risk alınmaz. Bu çok önemli bir konu . Yani yukarıda olabilecek bütün riskleri siz yerde hesaplasınız. Onlarla nasıl mücadele edeceğinizi olacak olanları bir şekilde planlarsınız ondan sonrada o mücadelenizi yaparsınız. İlave bir manevra ilave bir risktir hayır. Öyle bir şey yok dolayısıyla biliyorsunuz bu tamamen bir program içerisinde yapılıyor. Evet zor manevralar olabilir. Zorluk derecesi sizin kapasitenize bilginize pilotajınıza göre değişebilir. Kendinizi ilerletmek adına daha çok çalışıp bu noktaya kendinizi getirebilirsiniz. Ama tehlike derseniz dediğim gibi o başka bir şey. En büyük tehlike kendinizsinizdir uçağın içinde. Eğer bilincinizi bir şekilde iradenizi aşıp yanlış yerlere giderseniz o zaman işte tehlikeli olur. Dolayısıyla her şey kişinin kendisinde bitiyor. Bunun yanında mekanik riskler diyorsanız gene orada sizsiniz yani uçağınız 9 G ye dayanabilirse kalkıp 12 G çekerseniz kanat kırılırsa uçak ne yapsın gene o riski kendiniz yaratmış oluyorsunuz. 31 32 sene oldu bu işlerle uğraşalı bu kadar sene içerisinde gördüğümü söylüyorum bütün olayların %95inin arkasında insan faktörü var. Ama yerde yapılmış ama gökyüzünde yapılmış bir hata ama neticede bir malzemenin kendi başına yerinden fırlayıp gittiğine kendi başına kopup kırıldığına bir kazaya sebebiyet verdiğine %5lik bir şeyle görüyorsunuz. Onunda arkasına bakarsanız yine bir bakım noksanlığı yine bir az önce dediğim gibi aşırı bir zorlama falandır. Her şey insanın hatasıdır burada.

9)Uçuş esnasında vücuduz ne kadar ağırlık etkisinde kalıyor?

Ben kendi uçuşlarımda +9 -5 G’nin dışına çıkmıyorum. Bu her zaman +9 yapıyorum anlamına gelmez ya da -5. Özellikle buralarda intibası yüksek yerlerde birer barem aşağı iner yani +9 ve -5 G ler deniz seviyesinde yaptığımız uçuşlar. Mesela Ankara Eskişehir gibi 2500 3000 ft intifası olan yerlerde bu kadar yüksek G’ler çekemezsiniz. Uçak yani uçmaz. Yüksek G çekmekten ziyade uçağı uçar vaziyette tutmaktık önemli olan. Bunun içinde aslında ne kadar düşük G ile uçarsanız o kadar az enerji kaybedersiniz. Dolayısıyla marifet sanki çok yüksek G lerle baş etmekmiş gibi görünse de aslında marifet mümkün olduğu kadar düşük G ile uçmaktır. Ama 7’nin altında olmuyor mesela yani 7’nin altına hiçbir zaman inmiyorum 7 7.5 bazen 8  9 böyle oluyor bu tabi benim o günkü ruh halim.

10)Bir gösteri ortalama kaç dk sürüyor?

Benim gösterim 11 dk sürüyor.

11)Uçuş tamamlandıktan sonra neler hissediyorsunuz?

Bak işte o çok keyifli bir şey. Çünkü şöyle söyleyeyim hakikaten bir gösteri yapmak için çok büyük bir gayret sarf edilir ve acılar hissedesiniz vs bu işi çok uzun süredir yapıyor olsanız bile yine antrenmanlı olmanız lazımdır . Ama indikten sonra o seyircilerin alkışları var ya tabi her yerde seyirci olmuyor bazen dediğim gibi gösteri yapılan mekan biliyorsunuz seyircilerin önünde ama meydanın içinde olmuyor başka yerde yapılıyor o alkış sesleri o insanların size el sallaması ne kadar sürer bu ? 30 sn hadi biraz daha abartalım 45 sn çok çok abartalım 1 dk olur. 1 dk dan daha uzun hiç alkış aldım mı onu da bilmiyorum. Düşün yani o kadar büyük emek o kadar büyük gayret sonra 1 dk lık bir alkış. O kadar başka hiçbir şey yok. İşte o 1 dk yı doya doya yaşamak lazım ama.Güzel bir şeydir o ve o 1 dk dan büyük bir enerji toplamak lazım. Çünkü alabileceğiniz tek enerji kaynağı budur. Başka hiçbir enerji kaynağınız yok. Ben yılda 10 12 gösteri yapıyorum aşağı yukarı 1 yılda toplam 12 dk alkış alıyorum. Bütün enerjim o. Ondan sonrasında hep yalnızım çünkü. Yerde de öyle havada da öyle.

12)Ülkemizde sportif havacılığın gelişmesinde önemli bir alan olan havacılık parkını kurarken ne gibi zorluklar yaşadınız?

Tabi burayı ben tek başıma kurmadım. Ben önayak oldum sonra danışman oldum vs tabi burası çok önemli burası sizler için. Biz kendimize uçacak yer aramıyoruz . Zaten ben kendime uçacak yer arasaydım burayla hiç uğraşmazdım başka yerler söz konusu olurdu. Burası sizler için bizler için değil. Her toplumun kendisinden önce ve kendisinden sonraki kuşaklar arasında köprü olma görevi vardır. Bu görevi bir şekilde herkesin yerine getirmesi lazım. Bizde hepimiz burada buna gayret ediyoruz. Burası sizin için 50 yıl hatta 100 yıl sonra sizin evlatlarınız sizin torunlarınız için Türkiye için çok önemli yerlerdir . Çünkü buralardan bilinçli insanlar yetişir. Bugün dünya toplumlarına en büyük zararı kim veriyor? Bilinçsiz insanlar veriyor . Havacılıkla uğraşıp da bilinçsiz olmak mümkün mü? Bilinçsiz olarak havacılığı icra edebilir misiniz? Böyle bir şey mümkün değil. Buradan öyle ya da böyle yararlanan her kişi bilinç alır. Dolayısıyla buradan bilinçli insanlar çıkar bilinçli insanlar dünya için çok önemlidir. Burada ön planda uçan insanlar duman çıkaran uçaklar akrobasi pilotları falan gibi görünse de işin arkası esasında böyledir.

13)Gelecekte burayla ilgili planlarınız neler?

Buranın 5 yıllık kalkınma planı var zaten. Şu an biz bunun 1.5 2 yıllık kısmını tamamladık. Önümüzde 3 sene gibi bir plan var şu an biz burada bu röportajı yaparken dışarıda makineler çalışıyor. Burası sürekli inşaat halinde sürekli gelişim halinde durmaksızın devam ediyor. Bizim 12 ay boyunca her pazar günü toplantımız var arkadaşlarımızla bir şekilde oturup  konuşuyoruz burası planlandığı gibi devam ediyor. İnşallah hiç bitmesin. Picasso bu resim güzel mi diye sormuş. Sorduğu kişi güzel ama bitince daha mı güzel olacak demiş. Picasso da bir resim asla bitmez çünkü eğer resim biterse ressamda biter demiş. Bizimde hayat kaynağımız burası. Burası aslında hiç bitmesin çalışalım . Hepimizin yaşam kaynağı burayı hedefler dahilinde yapabilmek ama en büyük hediye bizim için buralar bitsin bitmesi de şart değil şu an da da sizin gibi genç arkadaşlar buradan yararlansınlar. Bizim için en büyük hediye bu. Biz bunu görmek istiyoruz.

14)Türkiye de havacılığın sadece taşımacılıkla olduğu bilinmekte bundan sıyrılmak için ne gibi önerileriniz var?

Malesef öyle. Devlet yapısının ve kafasının değişmesi lazım o olmadan hiçbir şey olmuyor.

15) Semini Türkiye’nin ilk kadın akrobasi pilotu yaparken ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Tabi onun hikayesini ona sorun. O anlatsın size. Ben dışarıdan gördüğümü söyleyebilirim . Malesef çok dejenere bir toplum olduk. Semin bu aralar çok medyada gündemde. Ve tabi bir sürü eleştiri alıyor. Eleştiriler çok acımasız. Ben bunları görünce Semin için üzülmüyorum, o eleştirileri yapan gençler için çok üzülüyorum. Bedavacılık var biliyorsunuz. Semin içinde şöyle Ali İsmet Öztürk’ün kızı tabi yani falan baba parasıyla akrobasi pilotu olmuş. E kimin parasıyla olacaktı? Ben ona destek olmayacağımda el aleme mi destek olacağım? Yani söylenen laflarında hiçbir anlamı yok. Torpille akrobasi pilotu nasıl olunur ya? Ben böyle bir şey bilmiyorum. İnsanlar artık husumetlerini kıskançlıklarını öyle bir noktaya getirdiler ki işin çivisi çıktı . Ne laf ettiklerini bilmiyorlar. Semin’e bahsettikleri şey içinde Ali İsmet Öztürk’ün kızı olduğu için dünyaya otomatik olarak akrobasi pilotu olarak gelir.Böyle yani. Hiç kimse çalışmaktan bahsetmiyor. Herkes parası için yok öyle bir şey . Bu işi para için yapan hiç kimse görmedim. Sen akrobasi pilotu olduğunu var say kaça uçarsın? Ya parayla yapılacak bir şey mi bu? Benim tüm hayatım bu para mı? Bu mudur yani? Belli bir para ver adam kendini riske etsin. Yok öyle bir şey .  Bir akrobasi pilotu istediği için uçar para için uçmaz. Bu işler parayla yapılmaz. Bu işler gönül işidir arkadaşlar. Hiç kimse hiçbir akrobasi pilotuna sen neden bu işi yapıyorsun diye sormaz. O istediği için yapıyordur. Orada safi yalnızlık var. Semin biliyor o yalnızlığı. Ve siz orada gerçekten o yalnızlık içindesiniz ve indiğinizde de insanlar hakkınızda böyle konuşmaya başlıyorlar. Ne kadar kötü bir şey. Semin’e hak etmediği çok ağır eleştiriler yapılıyor . Bu da bizim toplumumuzun ne kadar dejenere olduğunu gösterir. Bu da bizim toplumumuza seminin ne kadar faydalı olabileceğini gösterir. Demek ki bizim böyle şeylere ihtiyacımız var. Çünkü biz çok yanlış yerlerdeyiz. Çalışmayı unutmuşuz arkadaşlar. Hepimiz. Bütün başarıyı paraya bağlayan bir izlenim var. Yani şöyle başarılıysan paran olduğu için başardın yoksa başaramazsın . Böyle bir kafa içerisindeyiz. Çalışmaktan hiç kimse bahsetmiyor. Ya bu kız 12 yaşından beri ne kadar çalıştı biliyor musunuz? Ne gözyaşları döktü o kız? Ne kavgalar ettik biz uçağın içinde havada biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz. İndik aşağı birbirimizle 2 gün hiç konuşmadık. Neler yaşadık biz. Bunlardan hiç kimse bahsetmez. Bahsedemezde çünkü biz yaşadık onlar yaşamadı. Ama bir olayı yargılarken bu kadar katı hatlar içerisinde yargılamak ne kadar acıdır ki bu bizim ne kadar görgüsüz bir toplum olduğumuzu gösterir. Çok büyük hata işte bu yüzden bilinçli insanların yetişmesi çok önemli. Bu işler bilinçsiz kafayla yapılmaz.

16)Seminle beraber uçuş yapmaya devam ediyor musunuz?

Artık yapmıyoruz. Yaklaşık 6 ay kadar bir süredir yapmıyoruz. Semin tamamen olmuş durumda. Artık ben onunla hiç uçmuyorum çünkü bir noktadan sonra şöyle yapmakta fayda var ben koçluk yapıyorum Semin’e yani şu manevra yanlış şu manevra şöyle diye. Yani uçağın içinde artık benim yerim yok. O artık yalnız başına bir şeylerin mücadelesini vermek zorunda.

17)Türkiye de havacılık sevdalısı öğrencilere önerileriniz?

Havacılık sevdalısı yani asuman aşkı. Eski Türkçe asuman gökyüzü demektir. Asumana aşıksak şayet o zaman yapacak zaten bir şey yok. Onlar o aşlarının peşinde

n gitsinler. Kalplerinin sesini akıllarıyla dinlesinler. En doğrusunu en güzelini yapsınlar ve hiç vazgeçmesinler.İstikbal gerçekten göklerdedir. Bu aralar istikbal göklerdeydi diye bir ifade kullanıyorum. Biz toplum olarak olduğumuz yerde sayarken malesef el alem istikbali aldı gitti. Hocam neden böyle diyorsunuz diyorlar bende cevap veriyorum marsta suyu sen mi buldun? Bulan buldu arkadaşlar. İstikbal gerçekten Atatürk’ün dediği gibi göklerdeydi. Ve o bu sözü söylediğinde marsta su falan bulunmamıştı. Şaka falan bu laf sadece 100 yıl önceydi. Bu lafı söyleyen bizi liderimizdir, el alem liderimizin dediğini harfi harfine yapmıştır. Biz Atatürk dedik dedik ama emrettiği hiçbir şeyi yapmadık. Bu gerçekten çok üzücü bir şey. Umarım istikbal hala göklerdedir ve bizim hala yakalama şansımız vardır.

 

*Bu röportaj HavaSosyalMedya Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Temsilcimiz Gamze Oğuz tarafından gerçekleştirilmiştir.

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir